
Bir Sonbahar Soğuğu…
Bir söz vardır; Çoğu zaman anlamak için değil, cevap vermek için dinliyoruz. Oysa insan zorlandığı şeyleri anlatırken her zaman bir cevap aramıyor. Bazen yalnızca anlaşılmak istiyor. Duyulmak. Hissedilmek. Kalpten dinlenilmek.…

Sevgili Yaz…
Ağustos toparlandı, gitti işte. Deniz, rüzgâr, sessizlik, beyaz kumlar ve bütün bunların insanın ruhuna zerk ettiği o muazzam dinginlik kaldı geriye. Haziran başlarken, “Bu yaza çok inanıyorum,” demiştim. Ne kadar haklıymışım.…

Rafine…
Sakin bir köşede, kitabım ve kahvemle ruhumu gezdirecek zamanlar yaratıyorum. Kendim için. Kendime iyi gelmek için. Bazen de yalnızca canım öyle istediği için. Böyle anlarda; bütün kaostan, insanlardan, olaylardan, hatta bir süreliğine…

Sevmek ve Sevilmeye Dair…
Erich Fromm’un söylediği gibi, sevmeyi bir sanat dalını öğrenircesine öğrenmek. Bir de sevmekle yetinmeyip sevgiyi gösterebilmek… Meğer bunların her biri ne kadar incelikli, ne kadar katmanlı, ne kadar inci oyası gibi meseleler.…

Amsterdam ve Den Haag Günlükleri…
Bir şehri güneş güzel battığı için sevebilirim mesela. Bir başkasını yemekleri damağıma dokunduğu için. Sokaklarının dokusu güzeldir; hiçbir yere yetişmeden, yalnızca bakınarak dolaşmak isterim. Mimarisini severim. Tarihi…

Roma…
İnsana bir peri masalının içindeymiş hissi veren şehir Roma. Gri, puslu, hafif yağmurlu bir güne uyanıyorum. Via dei Coronari’de, 18. yüzyıldan kalma bir evde kalıyorum. Saat henüz sabah sekizi bulmamış. Pencereyi aralayıp…

Uyanış…
Bazı kavramlar insanın zihnine okuyarak değil, yaşayarak yerleşiyor. Adını yıllardır biliyorsun belki. Anlamını da. Hatta üzerine uzun uzun konuşabilecek kadar çok şey okumuşsun. Sonra bir gün hayat o kelimeyi alıp önüne…

Beklenmeyen Ağrı…
Havanın güzel olduğu, balkon kapısını açık bıraktığım bir sabah. Mutfakta kahvemi hazırlıyorum. Müzik çalıyor. Sıradan, güzel bir gün başlayacak gibi. Sonra birden ağrı geliyor. Olduğum yere kıvrılıyorum. Acı eşiğimin…

Solo Travel Roma…
Yeni yılın ertesi sabahı bir mucize olmayacağını biliyoruz aslında. Takvim değişince hayat değişmiyor. Aynı evde, aynı bedenle, aynı geçmişle ve çoğu zaman bir önceki geceden kalan aynı düşüncelerle uyanıyoruz. Yine de…

2024’e Açık Mektup…
Yılın ilk günü insanı hayalleriyle, son günü ise gerçekleriyle baş başa bırakıyor. Ben bugün ikisinin arasında bir yerdeyim. 2023’ü uğurlamanın tuhaf bir şenliği var içimde. Bir yılın içine bu kadar çok şey nasıl…
