Ayuverda…

Ayurveda… Sanskritçedeki anlamıyla “yaşam bilgisi” ya da daha yaygın söylenişiyle “yaşam bilimi.” Binlerce yıllık geçmişi Hindistan’a uzanan, insanı yalnızca bedeniyle değil; zihni, yaşam biçimi, çevresi ve doğayla kurduğu ilişki üzerinden ele alan kadim bir sağlık geleneği. Ayurveda’yı ilk keşfettiğimde beni en çok etkileyen tarafı, insana tek bir doğru yaşam biçimi sunmaması olmuştu. Çünkü Ayurveda’nın dünyasında herkes aynı değil. Herkesin doğası, dengesi, ritmi başka. Bu gelenekte insanın zihin-beden yapısını açıklamak için üç temel doshadan söz edilir: Vata. Pitta. Kapha. Bu üç dosha da Ayurveda’nın beş element öğretisiyle ilişkilendirilir: Boşluk — Akasha. Hava — Vayu. Ateş — Tejas. Su — Jala. Toprak — Prithvi. Bunlar modern tıbbın anatomik ya da fizyolojik sınıflandırmaları değil; Ayurveda’nın insanı ve doğayı anlamlandırmak için kullandığı kadim kavramlar. Bu öğretide her insanda üç doshanın da bulunduğu, fakat bunların oranlarının kişiden kişiye değiştiği kabul edilir. Vata, ağırlıklı olarak boşluk ve hava elementleriyle ilişkilendirilir; hareketi temsil eder. Pitta, ateş ve suyla ilişkilendirilir; dönüşüm ilkesini temsil eder. Kapha ise su ve toprakla ilişkilendirilir; yapı, ağırlık ve istikrar kavramlarıyla açıklanır. Ben bu yaklaşımın en çok şu tarafını seviyorum: Kendine başkasının reçetesiyle bakmamak. Çünkü bazen bir başkasına iyi gelen şeyi görüyor ve hemen hayatımıza almaya çalışıyoruz. Onun yediğini yiyoruz. Onun yaptığı sporu yapıyoruz. Onun uyandığı saatte uyanıyoruz. Onun meditasyonunu, beslenme biçimini, sabah rutinini alıp kendi hayatımıza yerleştiriyoruz. Sonra da aynı sonucu alamadığımızda kendimizde bir yanlışlık olduğunu düşünüyoruz. Oysa belki yanlış olan biz değiliz. Belki yalnızca ritimlerimiz farklı. Ayurveda’nın bana hatırlattığı en güzel şeylerden biri bu oldu. Kendi ritmini bul. Çünkü doğada da hiçbir şey aynı ritimde yaşamıyor. Güneş başka. Ay başka. Deniz başka. Bir ağacın zamanı başka. Bir çiçeğin açma vakti başka. İnsan neden farklı olsun?

Ayurveda öğretisinde sağlık, kişinin kendi yapısı ve içinde bulunduğu koşullarla bir denge kurabilmesi üzerinden ele alınıyor. Beslenmeden uykuya, hareketten günlük alışkanlıklara kadar pek çok unsur bu bütünün içinde değerlendiriliyor. Ben “denge” kelimesini seviyorum. Çünkü denge bana kusursuzluğu çağrıştırmıyor. Tam tersine hareketi çağrıştırıyor. Biraz oraya. Biraz buraya. Bazen dağılıp yeniden toparlanmayı. Bazen hızlanıp sonra yavaşlamayı. Hayatın içinde sabit bir noktada durmaya çalışmak yerine, kendine tekrar tekrar dönebilmeyi… Kendi hayatımda da bunu zamanla öğrendim. Benim rutinim bir sabah uyanıp hazırladığım kusursuz bir programdan çıkmadı. Deneye yanıla oluştu. Bazı şeyleri hayatıma aldım. Bazılarını bıraktım. Bir dönem bana iyi gelen bir uygulamanın başka bir dönemde artık bana ait olmadığını gördüm. Kendimi tanıdıkça rutinim de benimle birlikte değişti. Bugün ne kadar yoğun olursam olayım, sabahları mümkün olduğunca korumaya çalıştığım küçük ritüellerim var. Spirulina ve matcha ile hazırladığım yeşil içeceğim. Oil pulling. Kuru fırçalama. Meditasyon. Yoga. Ve bazı günler Abhyanga; Ayurveda geleneğindeki yağla yapılan öz bakım pratiği. Bunların hiçbirine hayatımı değiştirecek sihirli formüller olarak bakmıyorum. Benim için değerleri başka yerde. Beni kendime getirmelerinde. Sabahın henüz kimseye ait olmayan o ilk saatlerinde bedenime dokunmak, biraz hareket etmek, birkaç dakika sessiz kalmak… Günün başlamasına izin vermeden önce kendime yetişmek gibi. Belki bu yüzden “rutin” ve “ritüel” benim dünyamda birbirinden biraz ayrılıyor. Rutin, tekrar ettiğim şey. Ritüel ise neden tekrar ettiğimi hatırladığım şey. Aynı hareketi her sabah yapabilirsin. Ama zihnin başka bir yerdeyse yalnızca alışkanlıktır. Bir gün aynı şeyi bütün dikkatinle yaptığında ise anlamı değişir. Benim için sağlıklı yaşam da artık yalnızca ne yediğim, kaç saat uyuduğum ya da ne kadar hareket ettiğimle ilgili değil. Nasıl uyandığım. Kendimle nasıl konuştuğum. Neyi içeri aldığım. Neye “hayır” dediğim. Kimlerle vakit geçirdiğim. Ne kadar dinlendiğim. Ne zaman durmam gerektiğini fark edip etmediğim… Hepsi aynı hayatın parçaları. Çünkü beden bir yerde, zihin başka bir yerde, kalp bambaşka bir yerdeyken kendimi bütün hissetmem zor. Belki Ayurveda’nın bende bıraktığı en kıymetli düşünce de bu: Bütünlük. İnsanın kendisine parçalar hâlinde değil, bir bütün olarak bakması. Ve kendi doğasına karşı savaşmak yerine onu merak etmesi.

Ben uzun zamandır kendimi tanımaya çalışıyorum. Hâlâ da bitirmiş değilim. Sanırım insanın kendisiyle ilgili eğitimi hiçbir zaman tamamlanmıyor. Beden değişiyor. İhtiyaçlar değişiyor. Hayat değişiyor. Biz değişiyoruz. Dolayısıyla bize iyi gelen şeylerin de zaman zaman değişmesine izin vermek gerekiyor. Bugün rutinime baktığımda artık yalnızca yaptığım şeyleri görmüyorum. Onların altında başka bir niyet görüyorum: Kendime dönmek. Her sabah yeniden. Bir fincanla. Bir nefesle. Bir hareketle. Biraz sessizlikle… Belki mesele kusursuz bir sabah rutini yaratmak değil. Belki mesele beşte kalkmak, yoga yapmak, meditasyon yapmak ya da bir başkasının “sağlıklı yaşam” listesini eksiksiz uygulamak da değil. Asıl mesele insanın kendisine şu soruyu sorabilmesi: Benim ritmim ne? Ve cevabı gerçekten dinlemesi. Çünkü herkesin rutini kendine özgü. Herkesin bedeni başka. Herkesin hayatı başka. Herkesin ihtiyacı başka. Başkasının ritmine yetişmeye çalışmak yerine kendi ritmini duyabildiğinde ise hayat biraz daha sadeleşiyor. Biraz daha sana benziyor. Ve belki denge dediğimiz şey de tam olarak burada başlıyor: Kendini değiştirmeye çalışmadan önce, kendini tanımakta. Haftaya görüşmek üzere,

Evrim Onuk

Paylaş:

Şimdi Keşfedin!

Yazılarım

Kitaplarla Hemhâl Olmak…

İstanbul’un kitap kafelerinde başka bir zaman akıyor sanki. Şehrin görkemi, sokakların telaşı, tarihin iç içe geçtiği o kendine has doku; bir de bütün bunların arasına

Yazılarım

İstanbul…

Uzun satır aralarım yok bu yazımda. Yalnızca birkaç kelimeyle, bu fotoğrafın bende bıraktığı etkiyi unutmamak adına buraya çivilemek istiyorum… Tam yedi gece, sekiz gün. Sancılı

L'Atelier SoHo

error: Content is protected !!