Kitaplarla Hemhâl Olmak…

İstanbul’un kitap kafelerinde başka bir zaman akıyor sanki. Şehrin görkemi, sokakların telaşı, tarihin iç içe geçtiği o kendine has doku; bir de bütün bunların arasına yerleşmiş kitaplar ve kafeler… Minoa Pera’nın atmosferi ve rafları benim için böyle. Kahvenizi yudumlarken, gözünüz çoktan raflara takılmış oluyor. Bir kitabın sırtında duruyor bakışlarınız, bir romanın sayfalarında kayboluyorsunuz.

Daha önce okuyup izini içimde taşıdığım kitaplarla yeniden karşılaşmak, henüz tanışmadıklarımla göz göze gelmek… Hangisini elime alsam, bir başkasına gönlüm kayıyor. Bugün de yine bir kucak dolusu kitapla ayrıldım. Minoa Pera dan. Müzik, kahve, kitap ve insanın ruhuna usulca zerk edilen o muazzam dinginlik… Bazı mekânlar yalnızca vakit geçirdiğiniz yerler değildir; kendinizle hemhâl olduğunuz, ruhunuzun gündelik hayatınınızın huzur bulduğu anlardan ibarettir. En azından benim için öyle. Kitaplarla yaşamak diye bir şey var gerçekten. Onların ruhuna inanıyor insan; hatta zamanla, kendi ruhundan da bir şeyler bıraktığını fark ediyorsın satırlar arasında. Belki bu yüzden bazı kitaplar yıllar sonra bile aynı yerden dokunmuyor insana. Biz değişiyoruz, kelimeler değişmiyor; ama her dönüşümüzde başka bir anlam beliriyor. İstanbul’un kitap kafelerinde sevdiğim şey biraz da bu.

Bir yere ait olmak için orada uzun yıllar geçirmiş olmanız gerekmiyor. Bazen bir fincan kahve, tanıdık bir kitap ve rafların arasında kaybolduğunuz birkaç saat yetiyor. Poz vermeyi bırakıp anın içinde kalınca, fotoğraf da kendiliğinden güzelleşiyor. Çünkü geriye yalnızca görünen değil, kitapların arasında, kendine ait bir yerde olduğunu hissettiğin o muazzam sakinlik kalıyor.

Evrim Onuk

Paylaş:

Şimdi Keşfedin!

Yazılarım

Kitaplarla Hemhâl Olmak…

İstanbul’un kitap kafelerinde başka bir zaman akıyor sanki. Şehrin görkemi, sokakların telaşı, tarihin iç içe geçtiği o kendine has doku; bir de bütün bunların arasına

Yazılarım

İstanbul…

Uzun satır aralarım yok bu yazımda. Yalnızca birkaç kelimeyle, bu fotoğrafın bende bıraktığı etkiyi unutmamak adına buraya çivilemek istiyorum… Tam yedi gece, sekiz gün. Sancılı

L'Atelier SoHo

error: Content is protected !!