Teslimiyete doğru…

Yoldayım bugün; İğneada Longos’a doğru arabayı sürüyorum. 

Geçtiğim yollar çok güzel ayçiçeği tarlası yüzümü güldürüyor. Arka fona duvar kağıdı olabilecek fotoğraflar çekiyorum. Yüzüme gün ışığı tatlı tatlı vururken düşünüyorum. Milyonlarca kitap okuyabilirim, ama okuduklarımı deneyimlemedikçe öğrendiklerim ne hayatıma yansır, ne de beni bir adım öteye taşıyabilir. Daha önce hiç üstünden geçmemiş gibi kendimle konuşmalarımı defalarca tekrar ettim. Her tekrar okkalı bir telkini de peşinden getirdi. Her an her dakika her şey değişiyor.

Değişim içinde direnç oluşturunca insan kabuğunu daha da sertleştiriyor. Akmasına izin verdiğinde, gitmesi gerekenleri bıraktığında ise yepyeni alanlar açılıyor. Sen sadece yapman gerekeni yapıyor ve değişimi izliyorsun. Kalbimde çözülmemiş olana karşı çok şükür yanıtını bulduğum bir alanın içinden geçtim. Önce kendimize tahammülümüz olmalı, acıtsa da kucaklamalı insan yaralarını, ve önce  kendini sevmeli, kendi kaosuyla kendi boğuşmalı. Bastırdığı karanlık yönlerinin ışığı, yine kendi olmalı. 

Bugün tutunduğun herşey ve herkes bir gün yok olabilir hayatından. Kendin hariç. İnsan kendine ben olmak için izin verdiğinde rahatlıyor. Bu cennet hayatı yaşamayı hakkıyla becerebilmek için kendimizi, aynadaki yüzümüzü tanıdığımız gibi tanımamız gerektiğine inanıyorum. Yeniliklere karşı direnme halimiz genelde alışkanlıklarımıza olan bağlılığımızdan ve bilinmezlik korkumuzdan geliyor. Değişimi yönetebilmek için kendimizi tutsak eden alışkanlıkları dönüştürmemiz gerektiğine inananlardanım. 

Dönüşümü ise, içsel mutluluğun çözümlüyor. Sana ait olmayan düşüncelerden arınarak toplum normlarının dışına çıktıkça, güzelleşiyorsun. Çok şükür süreç benim için o kadar şefkatle geçiyor. Evren benimle iş birliği yapıyor, resmen destek oluyor alışma sürecime. Şems-i Tebrizi, teslimiyet kavramını böyle açıklamış: Karşına çıkan değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden iyi olmayacağını?”

Yürüdüğüm yola güvenim öyle sonsuz ki, Yaşanan her şeyin hayrıma olduğunu hissediyorum.

Haftaya Görüşmek Üzere.
Evrim ONUK

Paylaş:

Şimdi Keşfedin!

Yazılarım

RAFİNE

Sakin bir köşede kitabım ve kahvem ile ruhumu gezdiren zamanlar yaratıyorum. Kendim için, kendime iyi gelmek için bazen de sadece canım öyle istediği için… Böyle

Yazılarım

Sevmek ve Sevilmek

Sevmek ve sevilmek. Sevmeyi bilmek ya da gerekiyorsa Erich Fromm’un da dediği gibi bir sanat dalını öğrenir gibi öğrenmek. Bir de tabi sevmekle yetinmeyip bunu

L'Atelier SoHo