Kendini Eksiltmeyi Bırak

Heyecanla sarsıldığımız, mutluluktan uyuyamadığımız veya şükrederek uyandığımız durumlar şans ve emeğin birleştiği o istisnai köşeler değil midir?

Genellemeler elbette önemli. Zihin genellemezse anlamlandıramaz bir çok şeyi. Bu nedir? diye sormadan duramaz. Karar vermek biraz buna bağlıdır. Ama bu soruları kendimize yönelttiğimizde sorunlar başlar.

Kendimizle ilgili genellemeler hep olumlu olabilir. Ben belki ‘hep’ iyiyim, cömertim, çalışkanım, düşünceliyim ve zekiyim. Fakat bu şekilde düşünen kişi sayısı azınlıktadır. Hatta narsizm göstergesi bile olur bu.

Üzgünken, her şey ‘hep’ kötüdür. İyi olduğumuz hallerimizi hatırlamayız bile Dahası, araştırmalara göre depresif hissetmek, olumsuz genellemelerin mıknatısı gibidir. Eğer ‘asla düzgün bir şey yapamıyorum’ diye düşünüyorsam ve üzgünsem o zaman bu inkar edilemeyen bir gerçek oluyor.

İşte bu yüzden kendimle ilgili genellemeler yapıyorsam, o anda nasıl hissettiğim önemli. Üzgünsem, kırgınsam veya sıkıntılıysam, düşündüğüm şeylerin gerçekliğini sorgulayabilirim. Aynı zamanda böyle zamanlarda çözümsüz gözükmesi her şeyin, beynin işleyişiyle alakalı. Böyle zamanlarda basit sorunları bile çözmemiz mümkün değildir.

Aynı zamanda tüm genellemeleri bozacak şey yalnızca tek bir istisnadır. Ve en önemli değişimler, bu küçük kıvılcımlardan yellenir. 
 
Ve istisnalar genellenmeyecek kadar nadirdir.
 
Güzel kalbine iyi bak.
Haftaya görüşmek üzere

Evrim ONUK

Paylaş:

Şimdi Keşfedin!

Yazılarım

RAFİNE

Sakin bir köşede kitabım ve kahvem ile ruhumu gezdiren zamanlar yaratıyorum. Kendim için, kendime iyi gelmek için bazen de sadece canım öyle istediği için… Böyle

Yazılarım

Sevmek ve Sevilmek

Sevmek ve sevilmek. Sevmeyi bilmek ya da gerekiyorsa Erich Fromm’un da dediği gibi bir sanat dalını öğrenir gibi öğrenmek. Bir de tabi sevmekle yetinmeyip bunu

L'Atelier SoHo