DERUN

İyi giden şeylerin sırrı kimseye hiçbir şey söylememekmiş.

Yine büyükler söylerdi benzerini çocukken. Anlamazdım. Büyüyünce anladım. Yaş aldıkça, hayat seni eğittikçe. İçimize derinleştikçe, dışımıza yüzeyde kalıp kabuklaştıkça. Derun der Erenler; Derun ne demek? Ben şimdi anladım. Çok eski değil içinde bulunduğum kadınla tanışmam ve kendimle çalışmalarım.

Hayatın bi kaç kez önüme koyduğu yanlışlarım ve tecrübelerim biraz kendimi bulmamı; hayattan istediklerim ve istemediklerimi net görebilmemi, hata yapsam dahi kendime şefkatli olabilmeyi; Annem’le olan tüm bağlarımı sağlamlaştırmamı, geçmişteki tüm bilinmeyen, gizlenen, derinlere gömdüğüm travmalarımla yüzleşip affedebilmeyi öğretti. Öğretmeye de devam ediyor. Aldığımı veriyorum. Bu müthiş bir alışveriş en önemlisi kimsenin ne düşündüğünü takmadığın zaman çok tehlikeli bir özgürlük seviyesine ulaştığını görmek mükemmel bir haz ve huzur verdiriyor sana. Nasılsın dediklerin de “İyiyim” demek yerine “Huzurluyum” demeyi seçiyorum çoktandır. Gönlümü dinlemek, her sabah şükretmek ve Allahın varlığını her gün kendine hatırlatmak güzel bir seviyeye ulaştırıyor seni. Gök kubbe altında söylenen hiçbir söz yankısız kalmıyor. Ektiğini biçmek, hem tabiatın hem sosyal olayların yasası. Biçtiklerinden memnun değilsen ektiklerine bakacaksın.

40’larından sonra insanlar hatıraları ile yaşarmış. Hayatımıza öyle yön vermeliyiz ki herkesin “Eyvah!” diyeceği ” O gün”de yaptıklarından pişmanlık duymayan ayrıcalıklı insanlardan olalım. Bu dünyadan gelip geçmek işte o zaman daha anlamlı olur. Cevabını aradığımız sorunun cevabını yaşarken vermiş oluruz. Geçtiğimiz aylara kadar hayal kırıklığı olunca üzülür, incinirdim. Yapmaz o, ben bilirim onu diyip yapmaz sandığım kim varsa, tuh ya onca sene ben bunu nasıl fark etmedim der içim içime sığmazdı. Ah Kalbim, canım 40’lar sonrasına merdiveni öyle sıkı sağlam dayanmışım ki, bana mısın demiyorum artık. Yapar diyorum İnsan bu…Olur diyorum… İnsan bu… Şaşırmadın mı? Üzülmedin mi? Kızmadın mı? Yok… sevindim. Öğretmen gelmiş, öğretti gitti diyorum. Sonu ödülü mükafatı olmuş bana. Mesaj bazen yanınızda durur. Öyle uzaklardan şişenin içinde kağıtla denizden gelmez yanınızda gölgedir. Görünmez, güzel bakar, güzel seversin. Gölgenle karışır fark etmezsin.

Küçük zihinleri şekillendirmek için kocaman bir yürek lazım. Belki sende ona yüreğini genişletmeyi öğretiyorsundur. Dün duyup dinlediklerime mutlaka karşılıklıdır dedim. O öğretirken sen de öğretiyorsundur. Kim bilir? Herkes kabı kadar alır alacağını ve anlayacağını. Nasibi kadar. Ne eksik, ne fazla olduğu kadar olacak. Gelsin, bildiği gibi… Aldığım nefes sonsuz, attığım kahkaha özgürce geliyor artık. Gittiğim yola “benim” diyebiliyor yol arkadaşlarımı kendim seçebiliyorum ve böyle çok daha mutluyum.

Gördüm ki ben iyi olursam dünya da iyi oluyor. O yüzden kendi iyiliğinizi hiç bozmayın ve kendi yolunuzdan hiç şaşmayın.

Haftaya görüşmek üzere,

Evrim ONUK

Paylaş:

Şimdi Keşfedin!

Yazılarım

RAFİNE

Sakin bir köşede kitabım ve kahvem ile ruhumu gezdiren zamanlar yaratıyorum. Kendim için, kendime iyi gelmek için bazen de sadece canım öyle istediği için… Böyle

Yazılarım

Sevmek ve Sevilmek

Sevmek ve sevilmek. Sevmeyi bilmek ya da gerekiyorsa Erich Fromm’un da dediği gibi bir sanat dalını öğrenir gibi öğrenmek. Bir de tabi sevmekle yetinmeyip bunu

L'Atelier SoHo