Kalbe İyi Gelen

İnsanın en yüce, en üstün, en asil, en saf yanı neresidir diye soruyor dün gece Netflix de izlediğim bir dizide. Sonra da cevap veriyor; “Ruhu”. İnsanı yüceltmek amaçlandığında, işe ilk önce ruhundan başlanmalı diye de ekliyor. Altını çizerken bu cümlelenin, aklımdan ruhumu yüceltecek en güzel etkinliği bi kaç aydır yapmadığım geçiyor. “Yazmak” Ruhumu yücelten en etkili yol bu çünkü benim için.

İnsan biraz da kendine yazıyor ya, aklını ve kalbini kağıda geçirip yüreğini boşaltırken sayfaya, uzaktan bakıyor ya biraz da kendine. Temize çekmek belki, belki kendi içinde bir iç dökme hali. Her koşulda kalbime iyi geldiği âşikar. Ne zaman yazıya döksem hissettiklerimi mutlaka bir karar aldırıyor bana satırlar. Uzun zamandır zihinimde olan düşüncelerimi sıralıyorum. Hiçbir şey için acele etmek istemiyorum mesela. Telaş yapmanın dengemi kaybettirdiğini fark ediyorum. Ağır ağır denemek, seçimlerimi farkına vara vara yapmak istiyorum. Çünkü vakit kaybetmemek için aceleyle aldığım kararların bana daha çok vakit kaybettirdiğini artık çok net biliyorum.

Yaşamak istediğim günler var. Paylaşmak istediğim kahkahalar, kaydetmek istediğim anlar. Ve ilk defa sonucunu değil sürecini düşündüğüm bir şey deniyorum hayatta. Günün sonunda; Bütün mesele, güzel olanı bulup çıkarmak. Ve benim zarif kalbimin bu işi çok iyi yaptığını düşünüyorum.

Haftaya Görüşmek Üzere
Evrim Onuk

Paylaş:

Şimdi Keşfedin!

Yazılarım

Payidar

İnsanın kırılma anından sonra kendi bütünlüğünü muhafaza ederek yoluna devam edebilmesi, derin bir içsel güç göstergesidir. Bazen en kırılgan görünen kişi en güçlü dönüşümü yaşar;

Yazılarım

Melodi

Çok kendiliğinden oldu. Ruhum son bir haftada birkaç aidiyet birden hafifledi. Şu ahir ömrümde ilk defa sonucunu değil, sürecini düşündüğüm günler geçirdim. Hayat hepimiz için

L'Atelier SoHo