Thailand

“İnsan kaderinin büyük taraflarından biri de, bugün attığı adımın kendisini nereye götüreceğini bilmemesidir” Yıllar üstüne, boşluklarıma bir yanıt, sorularıma bir anlam bulduktan sonra, önce Bali şimdi Thailand, öyle güzel besledi ki ruhumu. Tatil bitti diye maviyi, yeşili geride bırakmadım. Zamansız olan paha biçilmeyen tek kalıcı şey hatıralar bence. Hayatımın en renkli dönemindeyim  diyebilirim. Diyebilirim çünkü tüm renklere ve zaman diliminde geçişlere şahitlik ettim. Efil efil ruhuma hep hafiflik ve serinlik kattım. Gezdiğim tapınaklar da ettiğim dualar, niyetlerim yine rehber oldular yoluma. Güzele bakıp paylaşmak istediğim her şey gören göz, hisseden kalp oldu. Çoktan öğrendim artık mesafelerin ölçüsünün fiziksel değil kalpten kalbe yakınlık olduğunu.

Benzer ruhlar birbirini bulur. Bu sözün gücüne çok inanıyorum. Aynı frekansta olduğumuz insanları yaşamımıza çekiyoruz ve de ne iyi ediyoruz. Phuket de yine bir şifacıyı enerjimle çektim kendime. Sohbet ettik, meditasyona oturduk. Ayrılırken çantasından çıkardığı küçük bir şişenin içerisinden suyu önce avucuna, sonra da tepe çakram dan serperek üçüncü gözüme serpiştirdi. Söylediği kelime öyle tılsımlıydı ki ömrüm boyunca o anı unutmayacağım. Yine aynı çantasından ince bir kumaş parçası çıkartıp bileğime doladı. Bu seni koruyacak dedi. Üç kez düğüm attı çözülmesin diye. Sarılıp vedalaştık. Sonra düşünmeden edemedim. Kendine ait bir hayat ne büyük bir zenginlik diye geçirdim içimden. Çok şükür yaşadığım her ana.

Mana dünyasında doğayla inziva tadında egonu sıfırlayıp birlik bilinci için enerji depolayabiliyorsan. Dengeli, ölçülü, edepli yaşıyor; Az, özdür ve kendinin bilmek en büyük erdemdir diyebilme mertebesine ulaşabiliyorsan! Gücünü kendinden alıyor, yaşam düsturunu iyi niyet, dürüstlük, güven, nezaket, sağlam karakter ve tevazu sahibi özgüven olarak tanımayabiliyorsan. Rüzgara, patikalara, dalgalara kafa tutararak özgürlüğünün sağlamasını yapma cesareti gösterebiliyorsan. Canın isteyince atlayıp kimsenin gitmediği patikalardan gidebiliyorsan. Bazen hesapsızca denizde rüzgara bırakabiliyorsan kendini. Hele ki ruhunun sokakları huzur; kalbinin insanları medeniyet, sevgin deniz kokuyorsa. Aşkım özgürlüğüm diyebiliyorsan. Ve senin yolculuğuna, ruhuna, değer yargılarına, duygularına eşlik etmek isteyen bütün güzel kalpleri riyasız kabul edebiliyorsan. İşte o zaman ilahi sonsuzlukta evrenin cömert kalbinde, hak ettiğin her türlü hazzı, huzuru ve ilahi düzenin ödüllerini de yaşıyorsun.

Nefes aldıkça yola devam…

Evrim ONUK

Paylaş:

Şimdi Keşfedin!

Yazılarım

Sevmek ve Sevilmek

Sevmek ve sevilmek. Sevmeyi bilmek ya da gerekiyorsa Erich Fromm’un da dediği gibi bir sanat dalını öğrenir gibi öğrenmek. Bir de tabi sevmekle yetinmeyip bunu

Yazılarım

Amsterdam ve Den Haag Günlükleri

Kendimi, kontrollü eylemsizlik planımı, iç sesimi, bir de kitaplarımı alıp geldim buraya.Bazen çok doğru kararlar alıyorum. Şehirleri seviyorum; güneş güzel battığı için severim örneğin bir

L'Atelier SoHo