Kurtlarla Koşan Kadınlar

Kitaplar ve insanlar tesadüf eseri yaşamına girmiyor bence.

İnsan kişisi farkında olmasa dahi sorduğu soruya cevap olsun diye insanları ve kitapları kendi seçip çağırıyor. Frank Zappa’nın da dediği gibi; “Okunması gerken çok fazla kitap, fakat bunları okumak için çok az zaman var.” İki huyuma bölsen beni kendinden başka kimseye bölünmeyen bir kadın olurum. Ben hep aynı anda birkaç gezegende birden dönüyorum, bütün seslerim aynı şarkıyı söylüyor. Okuduğum her kitapta ayrı bir yolculuğa çıkıyorum. Hiç bitmesin diye sindire, sindire iliklerime işlercesine okuduklarım var.

Bunlardan biri “Kurtlarla Koşan Kadınlar” oldu. Bence bu zamana kadar, kadına dair yazılmış en gerçek eser. Yazarı Estés, kadınları kurtlara benzetir; her iki varlığı da son derece güçlü, yavrularına ve eşine bağımlı, değişen koşullara ayak durmak zorunda kalan ve çoğunlukla yanlış anlaşılıp, ezilen, hor görülen, aldatılan ve tacize uğrayan karakterler olarak tabir eder. Kitapta yer alan bazı cümleleri paylaşmak istiyorum.

Kendin ol
Kendin olmak diğerlerinden sürgüne uğramaya sebep olsa da, diğerlerinin isteklerine uymak kendinden sürgün edilmeye yol açar.

Güçlü ol
Güçlü olmak kas ve esneklik abidesi olmak anlamına gelmez. İnsanın korkusuzca kendi aydınlığıyla buluşması, vahşi tabiatıyla kendi usulünce yaşaması demektir.

Uzaklaşmak kendini keşfe izin verir
Sürgün, eğlencesi için arzulanan birşey olmamakla beraber, beklenmedik bir getirisi vardır; hediyeleri çoktur. Zayıflığı darbelerle çekip çıkarır. Mızmızlığı ortadan kaldırır, hızlı kavrayış sağlar, sezgiyi arttırır, keskin gözlem gücü ile ‘içeride olanın’ asla ulaşamayacağı bir bakış açısı sağlar.

Kendini sevmediğinde ne olur?
Sevilmeye duyduğumuz gizli açlık, hiç güzel değil. Sevgiyi eksik ve yanlış kullanmamız, hiç güzel değil. Sadakat ve adanmışlıktan yoksun yaşanılan ilişki, karşı tarafın egosunu besleyerek kendini çürütme hali, sevgisizce ruhsal siğiller, yetersizlikler ve çocukluk hayallerine dayalı ruhtan ayrılmış hâlimiz çirkin.

Özgün sevgi
Yine de aşk, en doygun halinde bir ölüm ve yeniden doğuşlar dizisidir. Bir aşamayı, aşkın bir yönünü bırakır başka birine gireriz. Tutku ölür ve geri getirilir.

Dibe vur
Yeniden yeni bir şey ekip yetiştirmek için en iyi toprak en alt seviyedekidir. Bu anlamda, son derece acı verici olsa da, dibe vurmak da yeni yaşamı ekmenin zeminidir.

Özgün büyüme
Nefes aldıkça yaşıyorsak, nefes alır ve bırakırken, hata yapmamız mümkün değildir. Yaratım, açılım, dönüşüm başlar. Boyutlar arası kapıları aralamaya başlarsın. Bazen bir bakış açısı değişimi ışığı görmek için ihtiyacın olan tek şeydir.

Haftaya Görüşmek Üzere.
Evrim ONUK

Paylaş:

Şimdi Keşfedin!

Yazılarım

Sevmek ve Sevilmek

Sevmek ve sevilmek. Sevmeyi bilmek ya da gerekiyorsa Erich Fromm’un da dediği gibi bir sanat dalını öğrenir gibi öğrenmek. Bir de tabi sevmekle yetinmeyip bunu

Yazılarım

Amsterdam ve Den Haag Günlükleri

Kendimi, kontrollü eylemsizlik planımı, iç sesimi, bir de kitaplarımı alıp geldim buraya.Bazen çok doğru kararlar alıyorum. Şehirleri seviyorum; güneş güzel battığı için severim örneğin bir

L'Atelier SoHo