Huzur Hakkı

Huzur hakkı diye bir şey var.

Hepimizin hak ettiği, öyle seviyorum ki bu cümleyi; insanı insan yapan ne varsa selam olsun. Allah biliyor, Allah’ın şahitliğinden daha kıymetli bir şey yok benim için. Bu hayatta tek bir şeye sonsuz inanıyorum. Ne ekersek onu biçeriz.

İnsan bir tek bundan emin olabiliyor. Ve buna kalpten inanmak, yaşama sevincini kat be kat besleyen bir şey. İçerden gelene kapıyı açmak, birisini düşmesin diye tutmak, bir bardak suyu gönül rahatlığıyla uzatmak. İnsanın içini coşturan fevkalede şeyler. Her gün öyle çok şükrediyorum ki, dudaklarımdan dualar, mantralar eksik olmuyor.

Şüküre geldikçe bahçem daha fazla çiçek açıyor. Onay almamız gereken tek kişi kendimiziz. Bir şeyler yapmak ve bazen sadece durup hissetmek için izin vermek, istediğim şeyi gerçekleştirebilmenin kapısını açan bir anahtar oldu hep. Kendimize izin vermek, hak ettiğimiz şeylere doğru gidebilmek için bize yardımcı olur.

Bu hafta yeni yuvama taşınmış olmanın rahatlığını yaşıyorum. İçimi ferahlatan ne varsa, kalbime iyi gelsin. Çocukken hayal ettiğim gibi bir dansçı olsaydım, bugün yine “burada” olacaktım. Burası, spiritüel olgunluğum, kendimi ne kadar zengin hissettiğim, aynada kaz ayaklarımda gördüğüm kırışıklıklardan bağımsız, kendimi ne kadar diri hissettiğim. İki gözümün ayrıştırmasından bağımsız, kalp gözümle ne kadar “bir” görebildiğim.

Dışarıdaki tüm uğultudan bağımsız, içeriden gelen o süptil sesi ne kadar işitebildiğim bir yerden bakıyorum. Baş ucumda duran günlüğüme aylar önce bir sabah şöyle yazmışım. Varlıkta, yoklukta her şey geçicidir hayatta. Sağlığımız, birliğimiz, beraberliğimiz, iç huzurumuz ve şükürümüz bizim kökümüz. Hayata insanı sadece bunlar bağlar.

Unutma Evrim diye yazıyorum, hatırlat hep kendine. Hepimizin rutinli, rutinsiz ya da verimli, verimsiz sabahları var. Gün doğumu çok kıymetli sabah sayfalarına ayıracak zamanı bulamıyor olsanız dahi minik bir olumlama, sizi rutinden çıkartıp bir ritüel’e dönüştürebilir. Hep söyledim, hep söylüyorum, hep de söyleceğim; Sağlık tek boyutlu değil, üç boyutludur. Sadece bedensel değil, ruhsal ve zihinsel yani bütüncül sağlığınıza dikkat edin. Kalbimize göre olsun her şey. Kalbimizden geçeni önümüzde bulalım ve minnet duyalım. Mutlaka vardır sebebi.

Haftaya görüşmek üzere,

Evrim ONUK

Paylaş:

Şimdi Keşfedin!

Yazılarım

Sevmek ve Sevilmek

Sevmek ve sevilmek. Sevmeyi bilmek ya da gerekiyorsa Erich Fromm’un da dediği gibi bir sanat dalını öğrenir gibi öğrenmek. Bir de tabi sevmekle yetinmeyip bunu

Yazılarım

Amsterdam ve Den Haag Günlükleri

Kendimi, kontrollü eylemsizlik planımı, iç sesimi, bir de kitaplarımı alıp geldim buraya.Bazen çok doğru kararlar alıyorum. Şehirleri seviyorum; güneş güzel battığı için severim örneğin bir

L'Atelier SoHo