Çok kendiliğinden oldu. Ruhum son bir haftada birkaç aidiyet birden hafifledi. Şu ahir ömrümde ilk defa sonucunu değil, sürecini düşündüğüm günler geçirdim. Hayat hepimiz için biricik ve tek. Başkalarının kurguladığı bir yaşam biçimine teslim olunamayacak kadar ise çok kısa. Hangi yoldan yürümem gerektiğini ve ne zaman geri dönmem gerektiğini en iyi ben bilirim. Ben dediğim şey; yaşadıklarım karşısında seçtiğim düşüncede, duyguda ve sağlam bir omurgayla duruşumda gizli.
Kaygılarının çizdiği bir harita üzerinde yürümüyorum artık. Ve dönüştüğüm bu kadın içime çok siniyor. Rastlantılar yolumu aynı limana çıkarıyor ve ben buna şükrediyorum. İyisini de kötüsünü de, tüm sonuçlarıyla birlikte kendi seçimlerimle yaşamayı kabul ettiğim bir süreçten geçtim. Çünkü insan ancak kendi yolunu yürüdüğünde gerçek huzurun ve içten gelen melodinin sesini duyabileceğine inanıyorum. Hayat bir merdiven gibi durmaksızın akıyor. Durduğum basamak sallanıyorsa, bir sonraki basamağa adım atmak da sallanan bir basamağın üzerinde yola devam etmek de bir karar benim için. Hareket etmek yerine o basamakta kalmayı seçmenin de ve seçtiğim bu yolda bedeller ödemek de benim seçimim
Birilerinin düşüncesiyle yürünemeyen yollara koyulacak cesaretim baki. Doğru da olsam hatalı da, gitsem ya da kalsam da, cesur da olsam korkak da kimsenin aklına, yargılarına, ahlâkına ihtiyacım yok. Hangi yoldan, nereye ilerleyeceğimi ve ne zaman geri dönmem gerektiğini en iyi ben bilebilirim. Kendi tercihlerimle, iyisini de kötüsünü de dilediğimce kendim yaşıyorum. Kaygıların çizdiği değil, kendi seçimlerimin huzurunu hissetmek için ise başka bir hayatım yok. Yola çıktım; isterse yağmur yağsın üzerime. Attığım her adım, durup soluklandığım her durak kendi seçimim. Kendi gökyüzümüzün altında o kocaman sevgi dolu kalbimle hep kendi yolumdayım…
Haftaya Görüşmek Üzere
Evrim Onuk




