İçimdeki Çocuk

Hayatın matematiğinde zaman ve mekân algısı yok; bizim hayatı algılayış şeklimiz var.

Karşılaşmalara, yüzleşmelere, öğrenmeye, fark etmeye ve en önemlisi değişmeye hazır olmasaydım şu ânda bu uçakta olmazdım. İlk kez çalışmadan bir yılbaşı gecesini otel’de geçirmenin hazzını yaşıyorum. Otelcilik hayatım boyunca her yeni yılı resepsiyon da çalışarak geçirdim. 12 koca yılımı geçirdiğim doyduğum memleketim Antalya da olmak ayrı bi güven ve güç verdi bana. Büyüyorum ama ruhum hala bir çocuk. Galiba yaşta değilmiş marifet; İnsanın içindeki çocuktaymış keramet.

The Land of Legends Kingdom Otel’de 4 gün Arya mı daha çok eğlendi ben mi? belli değil 🙂 İzlediğim tüm şovlar ve bindiğim oyuncaklar; içimdeki o kırılgan çocuğu şifalandırdı. Hepimizin gerçeğe dönüşmesini istediğimiz şeyler var. Arzularımızı, dileklerimizi, niyetlerimizi, olmasını istediğimiz ve istemediklerimizi düşünmek, zihnimizde yoğun ve sık bir şekilde gerçekleşen süreçlerden biri. Özellikle yeni bir yılı karşılarken bu yenilenme enerjisiyle yeni hedefler belirlemek her zaman ruhuma iyi gelir.

Hayatın özü değişimse ben niye olduğum yerde kalarak değişmemekte ısrar edeyim ki? Aynı ben olmaya devam ederek aynı problemler, aynı büyümemiş olgunlaşmamış sorunlar, beni hırpalayan ateş topu gibi yakan insanlar ve olaylarla boğuşurken, mücadele ederken, canım yanarken dahi, olan biteni bütünü ile görüp çözümü bulma şansım hiç olmadı. Sorunlar belki de ruhumuzu şekillendirmek için var bilemiyorum.

Velhasıl bu hayatta görmek için yolunu gözlediklerim de oldu, görmemek için yolumu değiştirdiklerim de… Yanına gidebilmek için herşeyi göze aldıklarımda oldu, yanına gitmemek için bahane ürettiklerim de… Dünyaları verseler affetmeyeceklerim de…?

Peki ben değişimi gerçekten istiyor muyum? Kabul değiştirecek cesaretim var mı? Özgürlük idrak etmek ile başlıyor. O zamana kadar başkalarının gerçeklerini yaşıyorsun. Gerçekler önce bir tokat gibi gelir, sonra üzer seni, peşinden de aptallaştırır. Eğer üstüne etraflıca düşünecek olursan, seni özgürleştirecek yegane şey gerçekler! Bazı insanlar seni reddedicek, bazı insanlar seni aldatacak, bazıları sevmeyecek, yada bazıları kötülük yapacak. Bunun seninle ilgisi olmadığını, o kişinin seninle ilgili olan karmasını temizlemek için kendi sınavını yaşadığını, rahatsız olduğu yönleri ile savaşı olduğunu hatırladığında ve şikayet edip, ağlama seviyesinden neden-niye seviyesine geçtiğinde açılıyor üçüncü gözün. Ben bunu bu seyahatin sonunda çok iyi anladım….

Ömrümün bu demi, kalbimle hizaladığım her şey için; en önemlisi tekrar uyandırdığım içimdeki o yaramaz çocuğa minnettarım.

Haftaya görüşmek üzere,

Evrim ONUK

Paylaş:

Şimdi Keşfedin!

Yazılarım

Sevmek ve Sevilmek

Sevmek ve sevilmek. Sevmeyi bilmek ya da gerekiyorsa Erich Fromm’un da dediği gibi bir sanat dalını öğrenir gibi öğrenmek. Bir de tabi sevmekle yetinmeyip bunu

Yazılarım

Amsterdam ve Den Haag Günlükleri

Kendimi, kontrollü eylemsizlik planımı, iç sesimi, bir de kitaplarımı alıp geldim buraya.Bazen çok doğru kararlar alıyorum. Şehirleri seviyorum; güneş güzel battığı için severim örneğin bir

L'Atelier SoHo