Altını Çizdiklerim

Normalde konular aklıma düştükçe, bazen bir anda ilham gelince hemen açıp telefonumda notlar kısmına yazarım. Çoğu zaman geceleri yazarken bir yandan da “Dur şu kitapta altını çizdiğim bir yer vardı, o kaynakta iyi olabilir diye, tüm okuduğum kitaplarımın sayfaları çizilidir benim. Yazı konusunda üretken olmayı çok seviyorum. Edit’lenmeyi bekleyen bir dolu yazı var şu an bilgisayarımda ve ondan daha fazla da konu başlığı.

Bu hafta niyetler ile ilerliyoruz. Hayatımızda değişim ve dönüşümler için harekete geçmek gerekir, evet, ama önce yapmanız gereken hem basit hem de çok etkili bir yöntem var; niyet etmek.

Niyet her eylem öncesinde çok önemli bir rol oynar. Eyleme geçmeden önce edilen niyet hareketi ve inancı kuvvetlendirir. Eğer meditasyon yapıyorsanız, her eylemde olduğu gibi meditasyon öncesi de niyet edebilirsiniz. Böylece meditasyonu sadece stres yönetimi ve rahatlama aracı olarak kullanmaz, hayatınızın kontrolünü elinize alabilmenize vesile olacak bir güç kaynağı haline getirirsiniz.

Özellikle meditasyon öncesi ve sonrasında yaptığımız niyetler beynin o esnalarda alfa dalgasında olmasından ötürü bilinçaltı tarafından gerçek olarak kabul edilir ve zihin, evrenle birlikte eş yaratıma başlar. Yani düşüncelerimiz neticesinde oluşan duygu ve arzularımızı niyetlere dönüştürerek tezahür ettirme sürecini biz başlatırız.

Niyetlerimiz, isteklerimiz, zihnimizde oluşan olumlu ve olumsuz düşünceler ve ağzımızdan dökülen kelimeler belli titreşimler yaratır. Bu titreşimler Kuvanda adı verilen çok yüksek titreşimlerdir. Aynı titreşimleri sık sık ya da saf bir kalpten oluşturduğumuzda bu titreşimler bilimin şu anda ispatlayabildiği en küçük maddesel parça olan kuantum taneciklerini oluşturur. Yani kuantum tanecikleri bizim arzu, niyet, düşünce ve sesle ifade ettiklerimiz neticesinde oluşur. Yani bilimsel olarak da biliyoruz ki, düşündüğümüz, niyet ettiğimiz, ağzımızdan çıkan her şeyi yaratma potansiyeline sahibiz!

Niyetiniz Gerçeğiniz Olsun.

Haftaya Görüşmek Üzere

Evrim ONUK

Paylaş:

Şimdi Keşfedin!

Yazılarım

Sevmek ve Sevilmek

Sevmek ve sevilmek. Sevmeyi bilmek ya da gerekiyorsa Erich Fromm’un da dediği gibi bir sanat dalını öğrenir gibi öğrenmek. Bir de tabi sevmekle yetinmeyip bunu

Yazılarım

Amsterdam ve Den Haag Günlükleri

Kendimi, kontrollü eylemsizlik planımı, iç sesimi, bir de kitaplarımı alıp geldim buraya.Bazen çok doğru kararlar alıyorum. Şehirleri seviyorum; güneş güzel battığı için severim örneğin bir

L'Atelier SoHo