İç Alan Farkındalığı…

Başkalarının sözleriyle yönünü değiştirmek zorunda değilsin. Her söze cevap vermek, her davranışı kişisel algılamak ve her incinmenin ardından tepki göstermek, özgürlüğünü yavaş yavaş başkalarının eline bırakmaktır. Oysa insanın gerçek gücü, her durumda kendini savunmakta değil; neyin gerçekten cevap vermeye değer olduğunu ayırt edebilmekte saklıdır. Çünkü her söz karşılık beklemez. Her sessizlik doldurulmak zorunda değildir. Bazen en güçlü cevap, kendi sükûnetini koruyabilmektir.

İnsanların öfkesi, kabalığı ya da sevgisizliği çoğu zaman seni değil, onların iç dünyasını anlatır. Bunu fark ettiğinde, sana ait olmayan yükleri taşımamayı da öğrenirsin. Her şeyi düzeltmek, herkesi ikna etmek ve kendini sürekli açıklamak zorunda değilsin. Çünkü senin savunman bir başkasına sevmeyi, öfken saygıyı, kendini defalarca anlatman ise anlamaya niyeti olmayana anlayışı öğretmez. Bazı şeyler bizim çabamızla değişmez. Bunu kabul etmek yenilmek değil, kendi sınırlarını ve sorumluluklarını bilmektir. Belki de özgürlük, başkalarının davranışlarını değiştirmeye çalışmaktan vazgeçip kendi iç alanının sorumluluğunu alabilmekle başlar.

Olgunlaşmak biraz da ne zaman konuşacağını, ne zaman susacağını ve ne zaman uzaklaşacağını seçebilmektir. Her sorunun cevabını aramadan, her yarım kalmış hikâyeyi tamamlamaya çalışmadan yaşayabilmek… “Bana bunu neden yaptı?” sorusundan önce, “Bu bende neye dokundu?” diye sorabilmek. Dışarıdaki gürültüyü susturmaya çalışmak yerine, kendi içindeki sesi duyabilmek. Bazı insanları ikna etmeden, bazı vedaları anlamlandırmadan ve bazı cevapları hiç alamadan da yoluna devam edebilmek. Çünkü insan bazen hayatını değiştirmek için daha fazlasını yapmaya değil, her şeyi değiştirmek zorunda olduğu düşüncesinden vazgeçmeye ihtiyaç duyar. Her şeyi kontrol edemeyeceğini kabul ettiğinde, kendine daha geniş ve daha sakin bir yer açarsın. Hiçbir şeyi zorlamadan, kendinden vazgeçmeden ve kendi iç huzurunu başkasının ellerine bırakmadan var olabilmek.

Evrim Onuk

Paylaş:

Şimdi Keşfedin!

Yazılarım

Kendi Zamanımın Güzelliği…

Daha ne kadar davetkâr olabilir ki bir yer. Hayatımın tam merkezinde gezintideyim bugün. Kitap kafelerin büyüsüne oldum olası hayranlığım düşkünlüğüm ayrı bir zaafım var. Başka

Yazılarım

Kitaplarla Hemhâl Olmak…

İstanbul’un kitap kafelerinde başka bir zaman akıyor sanki. Şehrin görkemi, sokakların telaşı, tarihin iç içe geçtiği o kendine has doku; bir de bütün bunların arasına

L'Atelier SoHo

error: Content is protected !!